21. Yüzyılda Türkiye’nin Hak ve Özgürlük Seferberliği
İnsanlık tarihî, bireyin hak ve özgürlük arayışının mücadelesiyle şekillenmiş; adalet ise söz konusu mücadelenin merkezinde yer almıştır. Bu durum, devletin temellerinin hukuk kuralları üzerine yükselmesini zorunlu kılmıştır. Çünkü her bireyin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşama imkânı bulduğu, hakların ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir düzen ancak adaletin tüm kurum ve kurallarıyla işlerlik kazandığı bir sistem ile mümkündür. Bu bağlamda adalet; devletlerin, toplumların ve beşerî münasebetlerin taşıyıcı sütunu hâline gelmiştir.



